Dinle Oğlum!
Dinle oğlum! Ben
bu sözleri sen yatmış uyurken söylüyorum. Küçük ellerinden birini yanağına
dayamışsın, sarı buklelerinse ıslak, alnına yapışmış. Odana yavaşça girdim,
yanım da başka kimse yoktu. Birkaç dakika önce kitaplıkta oturmuş gazete
okurken bir pişmanlık dalgası beni bağlamaya, soluğumu tıkamaya başladı. Suçluluk
duydum ve başucuna geldim.

