Bir akşam güneşi
batıp, sokaklardan el ayak çekilince bahçenize çıkın ve dinleyin. Başınızı gökyüzüne kaldırın ve yıldızlara
bakın. Kocaman, koskocaman bir gökyüzü… Yıldızlarla dolu. Sanki bir yığın
elmasın serpiştirildiği koyu kadife bir halı gibi başınızın üzerine kaplamış
gece, gündüz, ay ve mevsim boyunca tepenizde dönüp duruyor. Ay gümüş bir tepsi
gibi parlamakta. “Daha dün incecik elmas bir hilaldi” diye düşünürsünüz. “Bir
süre sonra yavaş yavaş incelip ortadan kaybolacak.” Dersiniz.